Famous Blue Raincoat
Son seferinde çok çökmüş görmüştük seni,
Aralık sonu...
Meraktan yazıyorum bu mektubu...
Şimdi daha iyi misin?
New York soğuk; ama yine de seviyorum yaşadığım kenti...
Clinton caddesinden gece boyu müzik sesi geldi.
Duydum, küçük evini çok uzaklara taşıyormuşsun.
Artık her şeye boş veriyormuşsun.
Umarım birkaç iz saklıyorsundur geçmişten.
Meşhur mavi yağmurluğunun omuzları yırtılmıştı.
İstasyona gelen her trene koşup, eve dilinde Lili
Marlene’le dönüyormuşsun ve kadınımı,
hayatının ışığı
sayıyormuşsun.
Ne diyebilirim ki sana kardeşim...?
Katilim...!
Sana ne diyebilirim...?
Sanırım seni özledim.
Sanırım seni affettim.
Karşıma çıkmana şükrettim.
Bir gün dönersen buraya,
Jane’in ya da benim hatırıma...
Bil ki hasmın uykuda...
Ve sevdiği kadın özgür...
Teşekkür ederim,
Sevgilerle...
