Ben Değildim

Bir akşam üstü pencerenden bakıyordun 
Ağır ağır, yollara inen karanlığa. 
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. 
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. 
O gecen ben değildim. 

Tumblr_l0jmiut0n01qzs56do1_500

Bir gece, yatağında uyuyordun.. 
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. 
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, 
Ve karanlıklar içindeydi odan... 
Seni gören ben değildim. 

Ben çok uzaktaydım o zaman, 
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya. 
Artık beni düşünmeye başladığından 
Bıraktın kendini aşk içinde yasamaya.. 
Bunu bilen ben değildim. 

Bir kitap okuyordun dalgın.. 
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı. 
Genç bir adamı öldürdüler romanda. 
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın.. 
O ölen ben değildim..

Uzak Kaderler İçin

32079_129304193758932_12929166

Havalar soğuyor 
Turgut Uyar ile Emre Efendi meydana çıkıyor:

Birgün, bir yağmurla garip garip 
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 
Bir sevgiyle doymayacak kalbim,anladım 
Alıp başımı gideceğim. 

Asır yirminci asırdır,amenna 
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım 
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi 
Uzaklar daha uzaklaşır 
Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri 
Sımsıcak sevgilere muhtacım. 

Bir gün alıp başımı gideceğim 
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- 
Belimi bir ılık sal sarsın, mavi 
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız 
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin 
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında. 

Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm 
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde 
Diyari gurbette kanlı bir aşk 
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde 
En uzak beyazlar, 
En yakın ikindilerde, duygulu 
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam 
Içip içip aılasam... 

Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 
Herkesin derdinden pay isterken. 
Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi 

Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden. 

Birgün, bir parkta otururken, biliyorum 
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 
Bir çift göz,bir davet, bir kalp 
Çoluğu çocuğu terk edecegim. 
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak 

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 
Toprak ve insan kokularıyla, 
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 
Başımı alıp gideceğim. 

Famous Blue Raincoat

19861_303199525830_622815830_5

 

Bu şarkı; en yakın arkadaşının sevgilisiyle birlikte olması sonucu ilişkisi sona ermiş bir erkeğin, arkadaşına yazdığı son mektup. Leonard Cohen gibi güzel bir kafa ve kalemden geliyor. Fotoğraf eşlikcisi ise Emre Efendi...

Saat sabahın dördü             
Aralık sonu...                      
Meraktan yazıyorum bu mektubu...                                
Şimdi daha iyi misin?          
New York soğuk; ama yine de seviyorum yaşadığım kenti...                           
Clinton caddesinden gece boyu müzik sesi geldi.                            
Duydum, küçük evini çok uzaklara taşıyormuşsun.                                           
Artık her şeye boş veriyormuşsun.
Umarım birkaç iz saklıyorsundur geçmişten.

Son seferinde çok çökmüş görmüştük seni,
Meşhur mavi yağmurluğunun omuzları yırtılmıştı.
İstasyona gelen her trene koşup, eve dilinde Lili 
Marlene’le dönüyormuşsun ve kadınımı, 
hayatının ışığı 
sayıyormuşsun.
Ne diyebilirim ki sana kardeşim...? 
Katilim...!
Sana ne diyebilirim...? 
Sanırım seni özledim.
Sanırım seni affettim.
Karşıma çıkmana şükrettim. 
Bir gün dönersen buraya, 
Jane’in ya da benim hatırıma... 
Bil ki hasmın uykuda... 
Ve sevdiği kadın özgür... 
Teşekkür ederim,
Sevgilerle...

 

Bazıları Delirmez

Lokal_ayna-3

Bukowski ve Emre Efendi ortaklığında geliyor... Bazıları Delirmez! (ne kötü)

bazıları hiç delirmez 
ben, bazen koltuğun arkasında 
3-4 gün boyunca yattığım olur 
orda bulurlar beni 
melaikeymiş derler 
sonra gırtlağımdan aşağı 
şarap döküp 
göğsümü ovarlar 
yağ serperler üzerime 
sonra kükreyerek kalkarım 
atıp tutar, köpürürüm 
onlara ve evrene küfreder 
bahçeye kadar kovalarım 
sonra kendimi çok iyi hisseder 
tost ve yumurtanın başına otururum 
bir şarkı mırıldanıp 
aniden 
pembe besili bir balina gibi 
sevimli olurum 
bazıları hiç delirmez 
ne korkunç hayat sürüyorlardır 
allah bilir 

Ona Kötü Bir Şey Olsun İstedim

Ozan_tras-2

Bir Emre Efendi karesi, Lale Müldür'ün en sevdiğim şiiriyle beraber geliyor.

He shot me down BANG BANG

seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
öğren susmasını ve ağlamamasını.
bir kavanozun içinde mavi bir gül
yetiştir her gün daha çok yaşayan.
bir masalın ağzını kapat ve yat
geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
ona kötü bir şey olsun istedim.
bana aşık olsun istedim.

Hüznü ayıya bırakmak

Batur_dugun-070

Emre Efendi'ye eşlik ediyor Turgut Uyar.

sevgilim sevgilim
kuzey sanrısı gibidir
geceyi beşe filan böler
sonra ayılar hüzünden ölmez
sevgilim sevgilim
açlıktan ölür onlar

işte bundan ötürü
hüznü artık bir ayıya bıraktım
sevgilim sevgilim
bir ayıya
ister ormanda kullansın
ister buzdağında

hayatın kutlu olsun sevgilim
ki sana değişe değişe aktım
kimi zaman bir japon gibi uykusuz kaldım
-uykusuz kalır mı onlar bilmem aslında-
sevgilim sevgilim
bir orman gibi çoğal aramızda
şehirden bir çocuk olarak şurda burda
bir sabuntozu markasında köpürerek
çınarın tutsaklığını
ve menekşenin tutsaklığını
ve menekşenin sevincini yaşa
sevgilim sevgilim
hüzüne yer var hayatımızda

Merdivenlerden aşağı

Ceyda_efendiyle_bir_peyote_gec

 

Merdivenin aşağısından çekiyor Emre Efendi ve Gülten Akın akıllara geliyor:
Kestim kara saçlarımı n'olacak şimdi
Bir şeycik olmadı - Deneyin lütfen - 
Aydınlığım deliyim rüzgârlıyım
Günaydın kaysıyı sallayan yele
Kurtulan dirilen kişiye günaydın

Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi
Bir yaşantı ile karşılayanlara
Gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum